KAMBİYO SENEDİ
(The Bill of Exchange)
Ticari Evraklar Ana Sayfa
KAMBİYO SENEDİ
(The Bill of Exchange)


Kambiyo Senedi, ihracatçı tarafından hazırlanan ve imzalanan, ithalatçının ödediği veya gelecekte belli bir sürede ödemeyi taahhüt ettiği miktarı (ihrac ettiği malın değeri kadar bedeli) ihracatçıya ödeyeceğini gösteren belgedir.Kambiyo senedi, ihracatçının malların nakliyesi için ithalatçıdan ödeme talebinde bulunabilmek için kullanılır. Kambiyo senedi olarak poliçe ve bono kullanılmakta olup, dış ticarette ağırlıklı olarak poliçe tercih edilmektedir. Bunların dışında finansman belgesi olarak kabul edilebilecek Antrepo makbuzu, Rehin Senedi, Teslim Emri gibi belgeler de bulunmaktadır.
Poliçe, hamiline para ödenmesini gerektiren değerli bir kağıttır. Poliçeler ciro ile el değiştirebilir, borçlusu tarafından kabul edilmeme ya da ödenmeme durumlarında protesto yolu ile yasal takibata uğrarlar.Bono, borçlunun alacaklısına hitaben düzenlediği bir ödeme vaadidir. Vadesinde hamili tarafından genellikle bankalar aracılığıyla borçlusuna ödeme için ibraz edilir.Ciro edilebilir. Dış ticarette poliçe kadar yaygın değildir.
Kambiyo senedi, uluslararası ticarette akreditif mektubunun ekinde kullanılır.Akreditif mektubu kambiyo senedinin kabul edilip ödenmesini sağlar.Poliçenin ödeme zamanına ilişkin deyimler şunlardır:

At sight : görüldüğünde ödemeli
At…days sight : görüldüğünden belli bir süre sonra ödemeli
At…days date : tanzim tarihinden belli bir süre sonra ödemeli
At…days after B/L : konşimento tarihinden belli bir süre sonra ödemeli
On 29.10.2003 : belli bir tarihte ödemeli


İhracat Mevzuatımıza göre, Döviz Alım Belgesi (DAB): Bankalar, özel finans kurumları, yetkili müesseseler, PTT ve Kıymetli maden aracı kuruluşları tarafından tüm efektif ve döviz alımları sırasında düzenlenmek zorundadır. İhracata ilişkin işlemlerde 3 nüsha olarak düzenlenmektedir.
Mal ve hizmet ihracına ilişkin döviz alım belgeleri kaybolduğunda, belgelerle herhangi bir hesabın kapatılmadığına ve bulunduğu takdirde ibraz edileceğine dair ilgili kambiyo müdürlüğüne hitaben bir taahhütnamenin döviz alım belgesini düzenleyen bankaya verilmesi kaydıyla ilgiliye döviz alım belgesi sureti verilmektedir.Kayıp döviz alım belgesi bulunursa belge aslı iptal edilmek üzere düzenleyen bankaya ibraz edilir ve işlemler suret üzerinden yapılır.


Kambiyo Senedi- Poliçe Hangi Bilgileri İçerir?

[1] Ödenecek tutar, rakamla belirtilmelidir. (Yanlış yazılırsa, ödeme gecikir veya yapılmaz)
[2] Normal olarak yer ve tarih olarak, ihracatçının bulunduğu yer ve fatura tarihi yazılmalıdır.
[3] “Muhbir” banka olarak genelde ihracatçının bankası yazılır.
[4] Ödenecek miktar, harfle yazılarak da belirtilir. Yanlış yazılırsa veya rakamla belirtilen miktardan farklı ise ödeme yapılmaz.
[5] Ödeme yapılacak mallar belirtilir.
[6] İhracatçı, kambiyo senedini “çek” de olduğu gibi imzalar.
[7] İhracatçının imzaya yetkili, resmi temsilcisi imzalamaz ise ödemede sorun çıkacaktır.
[8] Normalde ithalatçının bankası”amir” bankadır.
Karşılaşılan Temel Sorunlar ve Dikkat Edilmesinde Fayda Görülen Hususlar

1. Kambiyo senedi hazırlanırken diğer evraklarla özellikle akreditif mektubunda yer alan bilgilerle uygunluğuna dikkat edilmelidir. Akreditif mektubu ve proforma faturadaki detaylar ile kambiyo senedindekiler aynı olmalıdır.
2.Kambiyo senedi gönderilmeden önce, “çek” ile aynı şekilde imzalandığından emin olunmalıdır.
3. Fatura bedelini rakam ve harfle yazarken doğru yazılmasına dikkat edilmelidir.
4. “Muhbir” banka yazılmalıdır.
5. Faturadaki malları yeterli olacak şekilde özetlenmelidir.
6. Firma ismi tam ve eksiksiz yazılmalıdır.
7. Akreditif mektubu ile birlikte kambiyo senedinin sunulacağı, ithalatçının bankası ”amir” bankanın adı yazılmalıdır.
8. Firmanın resmi temsilcisi tarafından imzalandığına emin olunmalıdır.
9. Nakliyeye ilişkin diğer belgelerle birlikte bir örnek kambiyo senedi de saklanmalıdır.
 
YAPILAN YANLIŞLARIN MALİYETİ


Exporters Encyclopedia-İhracatçı Ansiklopedisi’ne göre, ihracat işlemlerinde kullanılan belge sayısı 50’den fazladır. Buna ek olarak pek çok ülke farklı spesifik belgeler de kullanılmaktadır. Ülkemizde de ıslak imza taşıması gereken dış ticarette kullanılan belge sayısı 200’ün üzerindedir.
Bu bölümde kısıtlı sayıda ve özellikle yanlışlık yapıldığında sorun yaratabilen belgeler açıklanmaya çalışılmıştır. Amaçlanan ihracat işlemlerinde temel olan belgelerin anlaşılması ve birbirleriyle bağlantıları hakkında fikir sahibi olunmasıdır.
Özellikle ödeme işlemlerinde, belgelerin satıcılar, alıcılar ve bankalar tarafından hazırlanması, sunulması ve doğrulanmasında en önemli noktalardan biri belgeler arasındaki tutarlılıktır. Bütün taraflar, düzenliliğinden emin olmak için belgeleri kontrol etme yükümlülüğü altındadır.
İhracatta kullanılan ve bu yayınımızda açıklamaya çalıştığımız yedi temel belgenin eksik veya yanlış doldurulması sonucu ihracatçının uğrayacağı zararı aşağıdaki örnekle biraz daha detaylı inceleyelim:


Mongerrat Çiftçiler Kooperatifinden, Londra’daki Tropical Fruit Company’eananas satıldığını varsayalım,

Tam bir konteyner kapatıldığını ve 440 koli yüklendiğini varsayalım. Her bir koli de 50 adet 500gr ağırlığında ananas konservesi olsun

Kolilerin ölçeği: 50 cm X50 cmX23 cm ve toplam ağırlığı 36 kg
Gönderilen malın ex-works (fabrika teslim) değeri : 8.800.- $
Covent Garden, Londra’ya navlun maliyeti : 1.000.-$
Sigorta maliyeti (%1,4 oran üzerinden) : 123,20 $
şimdi malların gönderildiği adresin şu şekilde yazıldığını varsayalım;

Tropical Fruit Company
59 High Holburn
London EC2 4AA
1. Malın gönderileceği adreste: Unit 56 G, New Covent Garden, London faturada belirtilmemiştir.
2.Sonuçta, konteynırı taşıyan TIR, Tropical Fruit Company’nin High Holburn’daki oldukça yoğun olan bürosuna sabah saat 10’da varmıştır. Ancak burada kabul edilmeyerek, New Covent Garden’a yönlendirilmiştir. Extra nakliye bedeli olarak 50 $ ödenmiştir.
3. Ambalaj listesinde genellikle sorun olmaz. Ancak Mongerrat Farmers Cooperative’in koli ağırlıklarının 36 yerine 37 kg olduğu hesaplanmış ve kontrol edilmediği için de sonuçta, 28$ daha fazla ödenmiştir.
4. İngiliz gümrüğünde, koli ağırlığının 37 kg yerine 36 olduğu belirlenmiş ve sonuçta hepsi boşaltılarak, kontrol edilmiş ve bir gün gecikmeye ve depo masrafına (75 $) neden olmuştur.
5. İthalatçının acentası tarafından gümrük işlemleri takip edilmiş ve taşıma belgesinde adı geçtiği için problem çıkmamıştır. Ancak Menşe şahadetnamesinde ithalatçının acentası yerine yanlışlıkla ihracatçının acentasının adresi verilmiştir.
6. Faturadaki ağırlıkla ilgili fark nedeniyle gümrük idaresi sorunu çözmek için Menşe şahadetnamesindeki acentayı arar. Ancak, yanlış acenta belirtildiği için iki gün daha beklenilir ve cezai süre başladığı için 250 $ depo ücreti ödenir.
7. Sigorta belgesi hazırlanırken ex works bedeli kullanmıştır. Oysa, %10 daha fazla olan CIF değer üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Banka (Cooperative Bank) tarafından durum farkedilmiş ve bu şekilde kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Banka, 25 $ masraf talep etmiştir.
8. Mongerrat Farmers Cooperative, yeni bir sigorta belgesi hazırlamış ve Express Clearences Ltd. ye göndermiştir. Kurye 65 $ masrafa yol açmış ve iki gün sonra teslim edilebildiğinden 250$ depo masrafı daha ödenmiştir.
9. Sigorta belgesi üzerinde “sıcaktan uzak tutun” ibaresi olmadığı için ananaslar % 10 oranında zarar görmüştür.
10. Sigortacı zarar tazmini talebini geri çevirmiştir. Firma zarar gören mallar yerine yenisini göndermek için 880$ nakliye ücreti ödemiştir.
11. İthalatçı yeni gelen mallar için 88$ gümrük vergisi ödemek zorunda kalmıştır.
12. İhracatçı, tam bir konteynır dolduramadığı için ekstra navlun ve ambalaj masrafına katlanmak durumunda kalmıştır. Bu maliyet yaklaşık 200$ civarındadır.
13. Taşıma belgesinde, konserve ananas yerine taze ananas için geçerli tarife numarası kullanıldığı için Express Clearances, %8 yerine %10 gümrük ödemiştir. İthalatçı fazladan ödediği 199$ bedeli, ihracatçıya ödetmiştir.
14. Sonuçta meydana gelen bütün aksaklıklar nedeniyle “amir” banka akreditif mektubunu ödemeyi geri çevirmiştir. Müşteri (ithalatçı), orijinal faturada gösterilen miktar tamamlanana kadar yani hasar gören mallar yerine yenisi gelene kadar konfirmasyon yapılmamıştır. Bunun anlamı, ihracatçıya ödemenin tam 6 hafta gecikmiş olmasıdır. Bu süre içinde %14 faizle borçlandığı durumda 9.951.-$ için 161$ faiz ödeyecektir.Yaşanılan aksaklıkları çözmek için banka tarafından 125$ haberleşme masrafı talep
edilmiştir. Yapılan tüm yanlışlıklar sonucu yapılan harcamalar:

Hatalardan kaynaklanan zararları en aza indirgemek için evraklardaki en küçük detaylara bile dikkat edilmelidir. Firmanın itibarını da azaltan bu tür hatalardan kaçınmak için, aşağıdaki gibi bir tablo hazırlanarak görünen maliyet hesaplanabilir.
Söz konusu belgeler hazırlanırken, en önemli detay adreslerin doğru biçimdebelirtilmesi, ithalatçının siparişine ilişkin zorunluluklar, nakliye ve ambalaj konusundaki talepleri, maliyete ilişkin detayların bilinmesi için gerekli belgeler birarada olmalıdır.Belgeleri hazırlayan ve imzalayan kişinin şirketi temsil yetkisinin olması önemli bir husustur. Aksi taktirde belgeler geçersiz sayılacaktır. Daha da önemlisi bu işler tek kişiye bağlı yapılıyorsa, bir aksaklık veya ilgili kişinin yokluğu olasılığının yol açabileceği aksaklıklar göz önünde bulundurulmalıdır.
İş Yönetim Sistemi-İYS* açısından bakıldığında “İşlemler/Muameleler” düzeyinde “Nakliye İşlemlerinin Yapılması” aşamasında işletme yöneticisi/ihracatçı :
PLANLAMA:
• Ne yapılacağına karar vermelidir.
• Yapılacak işin doğru iş olduğunu bilmelidir.
• Bu işlerin nasıl yapılacağını göstermelidir.
YÜRÜTME:
• İşlerin kim tarafından yapılacağını belirlemelidir.
• İşlerin ne zaman yapılacağını belirlemelidir.
• İşlerin yapılması için gerekli kaynakları temin ve tahsis etmelidir.
KONTROL:
• İşlerin yapılıp yapılmadığını kontrol edecek tedbirler geliştirilmelidir.
• Yapılan işlerin tatminkar olup olmadığını kontrol etmelidir.
• İşlerin bir dahaki sefere nasıl daha iyi yapılabileceğini düşünmelidir.
Özetlemek gerekirse, İhracatçı aynı zamanda bir işletme yöneticisi olarak; ihracat süreci içinde sözleşme aşamasından başlayarak, alıcının borçlandığı tutarı gösteren Faturanın, Akreditif Mektubunun, Kambiyo Senedinin hazırlanması, malların nakliyesi esnasında malın yüklendiğini kanıtlayan Konşimento, sigorta edildiğini gösteren Sigorta B e l g e s i, malın şiparişe uygun olduğunu kanıtlayan Koli Listesi ve çeki listesinin hazırlanması, ülkemiz mevzuatı açısndan Gümrük Beyannamesinin usulüne uygun şekilde doldurulması, alıcının ülkesinde geçerli ithalat rejimi açısından gerekli olan Menşe fiahadetnamesi, A.TR., EUR1 Dolaşım belgesi ve Konsolosluk Faturasının alınması gibi malların alıcıya teslimine kadar pek çok belgenin tam ve eksiksiz doldurulması ve onaylatılması işlerini yapacak kişi veya kişilerin istihdamı, işlerin planlanması, yürütülmesi ve kontrolünü belli bir sisteme bağlamak zorundadır. Aksi takdirde işlerde aksamalar ve yanlışlıklar umulmayan zararlara yol açacaktır.


Döviz Alım Belgesi (DAB)

Bankalar, özel finans kurumları, yetkili müesseseler, PTT ve Kıymetli maden aracı kuruluşları tarafından tüm efektif ve döviz alımları sırasında düzenlenmek zorundadır. İhracata ilişkin işlemlerde 3 nüsha olarak düzenlenmektedir.
Mal ve hizmet ihracına ilişkin döviz alım belgeleri kaybolduğunda, belgelerle herhangi bir hesabın kapatılmadığına ve bulunduğu takdirde ibraz edileceğine dair ilgili kambiyo müdürlüğüne hitaben bir taahhütnamenin döviz alım belgesini düzenleyen bankaya verilmesi kaydıyla ilgiliye döviz alım belgesi sureti verilmektedir.
Kayıp döviz alım belgesi bulunursa belge aslı iptal edilmek üzere düzenleyen bankaya ibraz edilir ve işlemler suret üzerinden yapılmaktadır.

 
ET, SÜT VE KURU MEYVELER DIŞINDA GIDA VE GIDA AMBALAJ MADDELERİNİN İHRACATINDA GIDA GÜVENLİĞİ SERTİFİKASI / SAĞLIK SERTİFİKASI DÜZENLENMESİNE DAİR USÜL VE ESASLAR
 
 
Amaç ve Kapsam:
Madde-1
Bu talimat, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevlerine ilişkin 441 sayılı K.H.K ile 560 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair K.H.K ve bu kapsamdaki yönetmelikler çerçevesinde et, süt ve kuru meyveler dışında gıda ve gıda katkı maddeleri ile gıda ambalaj materyallerinin ihracatında sertifika düzenlenmesi ve onaylanması amacıyla yapılacak kontroller ile bu işlemlerde uyulacak usul ve esasları belirler.
Genel Hükümler:
Madde-2
a) Gıda Güvenliği / Sağlık Sertifikası onay işlemleri, Bakanlığımız KORGEM ile Bakanlığımız İl Müdürlükleri tarafından yapılacaktır.
b) Gıda ve gıda katkı maddeleri ile gıda ambalaj materyallerinin Gıda Güvenliği kontrolü, Bakanlık İl Müdürlüğü Kontrol Şube Müdürlüğünce görevlendirilmiş; konu ile ilgili formasyona haiz en az 4 yıllık yüksek eğitim görmüş yada denetim ve mevzuat konusunda Bakanlıkça hizmet içi eğitime tabi tutulmuş kontrolörler tarafından yapılacaktır.
c) Sertifika işlemleri için gerekli belgeler l asıl l suret olmak üzere 2 takım olarak hazırlanacaktır. Bu sayı ihracatçı talebi üzerine artırılabilir.
Sertifikanın Düzenlenmesi ve Onaylanması:
Madde-3
1. İhracat kontrolü, alıcı ülke talepleri doğrultusunda, ihracatçının veya temsilcisinin Sertifikada yer alacak bilgi ve belgeleri içeren formu (EK-1) doldurularak ürünün denetlenmesinin isteyen bir beyanname vermesi üzerine en seri şekilde üretim yeri veya depo veya antrepodan ihracatçı veya temsilcisinin de hazır bulunması suretiyle yapılır.
2. Sertifikanın düzenlenmesi ve onaylanması için gerekli bilgi ve belgeler;
a) EK-1’in firma tarafından doldurulması.
b) Üretim İzin Belgesi ve/veya Bakanlığımıza üretim izni başvurusu yaptığına dair belge.
c) Ürünün çeşidine göre gerektiğinde istenecek diğer belgeler.
3. Sertifika düzenleme ve onay işlemleri.
3.1. İhracata konu malın üretildiği tesisin bulunduğu illerde İl Müdürlükleri tarafından Sertifika düzenlenmesi:
a) Bakanlığımızdan Üretim İzin Belgesi almış ürünler için alıcı ülke tarafından herhangi bir kriter istenilmediği taktirde ürüne ilişkin analiz raporuna gerek kalmadan (EK-2) tanzim edilerek ihracatçı firmaya verilecektir.
b) Bakanlığımıza üretim izin başvurusunda bulunarak işlemleri devam eden ve yıllık yurtiçi gıda denetim programına göre denetim sonuçları olumlu çıkan işyerlerinde üretilen ürünler için alıcı ülke tarafından herhangi bir kriter istenilmediği taktirde Sertifika tanzim edilerek ihracatçı firmaya verilecektir.
c) Bakanlığımızdan Üretim İzni alınmamış ve henüz üretim izni için başvurulmamış ürünler için alıcı ülke tarafından herhangi bir kriter istenmediği taktirde, ürünler yerinde muayene edilip, üretim yeri koşulları da dikkate alınarak uygun görüldüğünde sertifika verilecektir. Ancak muayene sonucunda şüpheli görülen durumlarda numune alınıp analiz yapıldıktan sonra, sonuçları uygun ise sertifika verilecektir.
3.2. İhracata konu olan malların üretildiği tesislerin bulunduğu iller dışında ihracatın yapılacağı illerde İl Müdürlükleri tarafından Sertifika düzenlenmesi,
a) Bakanlığımız tarafından verilen üretim izin belgesinin ibra edilmesi halinde ve alıcı ülke tarafından herhangi bir kriter istenilmediği takdirde analiz yapılmadan sertifika düzenlenecektir.
b) Bakanlığımıza üretim izni başvurusunda bulunarak işlemleri devam eden ürünler için 3.1 (b) ye göre işlem yapılacaktır. Ancak malın üretildiği tesisin bulunduğu İl Müdürlüğünün denetim sonuçlarının uygun olduğuna ilişkin bilgi alınacaktır.
c) Üretim izni olmayan ve başvuruda bulunmayan ürünlerde 3.1 c’ ye göre işlem yapılacaktır. Ancak malın üretildiği tesisin bulunduğu İl Müdürlüğünün muayene ve yapılmış ise analiz sonuçlarına ilişkin bilgi alınacaktır.
3.3. İhracatta teşvik kapsamında olan ve değişik ambalajlarda bulunan ürünler için Sertifika düzenlenmesi, *
Sertifikanın Onaylanması
a) İhracat amacıyla firma yetkilisinin yazılı müracaatı üzerine, Kontrol Şube Müdürlüğünde görevli gıda kontrolörlerince Gıdaların Üretimi Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Yönetmelik kapsamında ve Türk Gıda Kodeksi numune alma esaslarına göre üründen numune alma planına uygun ve partiyi temsil eder nitelikte 2 takım numune alınacaktır.
*İhracatta teşvik kapsamında olan ürünlerden ambalajsız üretici firma ile ilgili bilgi bulunmayan şüpheli durumlarda partiyi temsil edecek şekilde numunelerin alınması ve analizlerin yaptırılması gerekmektedir.
b) Alınan bu numunelerden l takımı gerekli muayene ve analizler için resmi prosedür ile İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne gönderilecektir. Diğer takımı İl Müdürlüğünde şahit numune olarak muhafaza edilecektir.
c) Alıcı firma/alıcı ülke kriterleri bulunması durumunda Laboratuvardan ilgili muayene ve analizlerin yapılması istenecektir. Alıcı firma/ülke talebinin bulunmadığı durumlarda ise Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği/Ürün Tebliğlerine göre kontrol yapılacaktır.
d) İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünce düzenlenecek Analiz Raporu en seri şekilde Kontrol Şube Müdürlüğüne ulaştırılarak muayene ve analiz sonuçlarının mevzuata uygun olup olmadığı Kontrol Şubesi tarafından değerlendirilecek uygun bulunması durumunda Sertifika (Ek-2) onaylanacaktır.
Diğer Hükümler:
Madde 4-
a) Alınan numuneler için her hangi bir bedel ödenmeyecektir.
b) İhracat amaçlı kontrollerdeki giderler ve laboratuvar analiz ücretleri ihracatçı tarafından karşılanacaktır.
c) Laboratuvara gönderilen numunenin Muayene ve Analiz Raporunun uygun çıkması halinde şahit numune ihracatçıya geri verilecektir.
d) Numune alımında ilgili mevzuata titizlikle uyulacak ve analizden artan numuneler firmaya iade edilecektir.
e) Analiz sonucunun olumsuz çıkması durumunda “Gıdaların Üretimi Tüketimi ve Denetlenmesine Dair” Yönetmelik gereğince firmanın bu sonucun kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz hakkı mevcuttur. Raf ömrü 15 günden az olan ürünlerde itiraz hakkı raf ömrü süresince mevcuttur. Alınan numuneler, özelliğine göre uygun şartlarda muhafaza edilecektir.
f) Denetim sonuçlarına itiraz edildiğinde şahit numunenin, “İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüklerini Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin” 21.maddesine göre belirlenen Referans Laboratuvarda muayene ve analizi yaptırılacaktır. Referans Laboratuvarın analiz sonuçları kesin olup verilecek karara esas teşkil eder. İtiraz durumunda şahit numunenin muayene ve analiz ücreti ihracatçı firma tarafından ilgili laboratuvara ödenir.
g) Şahit numune laboratuvara gönderilirken sadece birinci laboratuvar muayene ve analiz sonuçlarına göre mevzuata uygun olmayan kriter(ler) in analizleri yaptırılacaktır.
h) Kontrollerde Bakanlığımızın her türlü kaynağı etkin bir şekilde kullanılacaktır.
ı) İhracat sertifikası işlemlerine ilişkin bilgiler (EK-3) deki forma göre hazırlanarak aylık olarak Genel Müdürlüğe gönderilecektir.
- Sertifika düzenlenmesi ve onaylanması ihracatta hiçbir aksaklığa meydan vermeyecek tarz ve süratle yapılacaktır.
- Analiz sonucunun alıcı ülke kriterlerini karşılamadığı durumlarda sonuçlar TGK Yönetmeliğine de aykırı ise Gıda Kontrol Talimatına göre bu ürünler hakkında işlem yapılacaktır.
Bu talimat ile 27.04.1999 tarih ve GKH-GDT-1188-8619 ve 14.02.2001 tarih ve GKH-GDT-1800-4272 sayılı yazılarla gönderilen Gıda Maddelerinin İhracat Kontrol Talimatları yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak spesifik ürünlere yönelik olarak yapılacak ihracat kontrolleri ile ilgili Bakanlığımızca daha önceden gönderilmiş olan talimatlar yürürlüktedir.
 
NOT: Gıda Güvenliği Sağlık Sertifikası basılıp gönderilinceye kadar 2 no’lu ekte gönderilen sertifika kullanılacaktır.
 

 
EK - 1
 
GIDA GÜVENLİĞİ / SAĞLIK SERTİFİKASI BEYANNAMESİ
Üreticinin Adı :
Üreticinin Adresi :
İhracatçının Adı :
İhracatçının Adresi :
Ürünün Adı :
Son Tüketim Tarihi :
Menşe Ülke :
Gönderileceği Ülke :
Parti No :
Net Toplam Ağırlığı :
Ambalaj Tipi :
Birim Net Ambalaj Ağırlığı :
İhracatçı Firma Temsilcisinin
Adı, Soyadı, İmzası, Kaşe ve Tarih
 

LEASING

1. Leasing Tanımı: Leasing şirketlerinin özellikle büyük sermaye gerektiren yatırım mallarını özel ve tüzel kişilere sözleşme karşılığı belli bir süre için kiraya vermesi işlemidir. Leasing türkçe anlamı olarak kısaca finansal kiralama anlamındadır.

Finansal kiralama; kiralayanın, kiracının talebi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka şekilde temin ettiği malın kullanım hakkını, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshedilmemek şartıyla, bedeli karşılığında kiracıya bırakılmasını öngören bir sözleşmedir.

2. Leasing Unsurları: Bir finansal kirlama anlaşmasında iki taraf yani kiralayan ve kiracı, anlaşma konusu bir mal ve kira bedeli söz konusudur.

2.1. Kiralayan: Kiralayan Leasingi veren anlamındadır yani Leasing firmasını ifade eder. Ekipmanın finansmanını gerçekleştiren, hukuki mülkiyeti üzerinde taşıyan ve sözleşme ile önceden belirlenen kullanım hakkını kiracıya devreden taraftır. Hukuki yapıları, sahip oldukları vergi avantajları vs. kanun koyucu tarafından düzenlenir. Kiralayanları şu şekilde sınıflandırmak mümkündür.

- Satıcı veya Üretici Kiralama Şirketleri: Bu tür leasing şirketleri genellikle satışları geliştirmek için kiralama yöntemini kullanan üretici kuruluşların alt bölümleri veya finansal kiralamaya yönelen şirketlerin şubeleridir.

- Finansal Kuruluşların Sahibi Olduğu Kiralama Şirketleri: Bankalar veya bunların kiralama şirketleri, kredi kuruluşları ve sigorta şirketleri gibi finansal şirketlerin sahibi olduğu üç taraflı kiralama şirketleri, dolar karşılığı kiralama esasına göre çalışırlar.

- Kamu ve Özel Kiralama Kuruluşları: Leasing’i tercih eden bu kuruluşlar genellikle kiralayan, kiracı ve teçhizatın üreticisinin de bulunduğu üç taraftan meydana gelmektedir.

2.2. Kiracı: Kiracı Leasingi alan anlamındadır. Yatırımın finansmanını leasing yolu ile gerçekleştiren, belirlenen kira bedeli karşılığında yatırım malını kullanma hakkına sahip olan taraftır. Türkiye’de finansal kiralamanın hukuksal çerçevesini belirleyen "3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’na" göre ise kiracı olacak kişiler için herhangi bir şart öngörülmemiş sadece kiracının genel sözleşme ehliyetine sahip olması yeterlidir ibaresi konulmuştur.

3. Leasing Konusu Mallar: Finansal kiralama genel şekliyle her türlü malın kiralanmasına imkan vermektedir. Yurt dışında finansal kiralamaya konu olan başlıca mal grupları aşağıdaki gibidir:
- Her türlü makine ve ekipman,
- Kara, hava, deniz nakil araçları,
- Nakli mümkün olmayan santraller ile bina ve araziler.
- Türkiye’de ise en fazla finansal kiralama potansiyeli görülen mallar ise şunlardır:
- Kamu, askeri veya özel amaçlarla kullanılmak üzere yolcu ve kargo uçakları ile helikopterler,
- Belediye ve turizm işletmelerinde kullanılacak yol otobüsleri, firmalara ait otolar,
- Kuru yük gemileri, tanker ve Ro-Ro deniz araçları, konteynerler, yüzer havuzlar, turistik ve özel amaçlı yatlar,
- Yol-iş-inşaat makineleri, vinçler, kamyonlar,
- Santraller dâhil her türlü haberleşme araçları,
- Tıbbi cihazlar,
- Sanayi kalıpları,
- Elektronik şans makineleri,
- Yüksek kapasiteli bilgi işlem üniteleri.

4. Leasing İşleyişinin Yapısı: Leasing; doğrudan kiralama, dolaylı veya aracılı kiralama ve sözleşmenin yüklenilmesi yoluyla olmak üzere üç farklı yolla yapılabilir.

4.1. Doğrudan Kiralama: Bu tür kiralamada kiralayan ya malın üreticisi ya da satıcısı konumundadır. Bu finansal kiralama işleminde satıcı ile kiracı olmak üzere başlıca iki taraf bulunmaktadır.

4.2. Dolaylı veya Aracılı Kiralama: Kiraya veren kiracının talebi üzerine ilgili malı satın alma sözleşmesine uygun olarak satın alır ve kira sözleşmesiyle kiracının kullanımına bırakır. Kiraya verenin bu malı satın alırken öz kaynak veya kredi kullanmasına bağlı olarak bu işlemde üretici veya satıcıyla kiralayan olmak üzere iki taraf olabileceği gibi kredi veren de dahil olmak üzere üç taraf yer alabilir.

4.3. Sözleşmenin Yüklenilmesi Yoluyla Kiralama: Bu yöntemde ise belirli bir makine araç veya gerecin satışına ilişkin sözleşme önce satıcıyla alıcı arasında yapılmakta; daha sonra bir finansman kiralama kurumu satım sözleşmesini devir alarak alıcının yerine geçer ve satış sözleşmesi finansal kiralama kurumu ile satıcı arasında devam ettirilir. Satıcı, kiralama konusu malı kiracının yerleşim yerine teslim etme ve makineleri monte etme yükümlülüğüne sahiptir. Ayrıca kira sözleşmelerinde öngörülen bakım ve hizmetleri de kiracıya karşı yerine getirmekle yükümlüdür.

Kiracı kiralama konusu malı, finansal kiralama kurumunun temsilcisi olarak teslim alır ve bu malın muayene yükümlülüğü kendisine aittir. Kiralanan bu malın kullanımı kiracıya, mülkiyeti ve tasarruf hakkı ise finansal kiralama kurumuna aittir.

5. Leasingin Avantajları ve Dezavantajları: Finansal kiralamanın borçlanarak satın alma alternatifine göre çeşitli avantajları ve dezavantajları vardır.

5.1. Leasingin Avantajları:
-Yabancı sermaye, bir ülkeye gelirken, yatırım yapmak yerine işletmecilik yapmayı tercih edebilir. Leasing yoluyla yurt dışından her türlü makine ve teçhizatın getirilmesi, risk nedeniyle arzu edilen seviyede yatırım yapmaktan çekinen yabancı sermayenin gelişini hızlandırabilir. Buradan anlaşılacağı gibi, leasing, bir ülkenin dış borçlanmaya gerek kalmadan, finansman sağlamasına yardımcı olur. Aynı şekilde, yurt içinden, leasing yoluyla fon sağlanması, kaynak yaratıcı ek bir etki meydana getirebilir.
- Bilindiği gibi, alınan kredilerin anapara taksit ve faizlerinin geri ödenmesi, bankaların belirlediği aralıklarla ve zamanında yapılmalıdır. Bu nedenle işletmeler, yapılacak ödemeler için bünyelerindeki bazı kaynakları zorlayabilirler. Bu durum, işletmeye ek bir maliyet getirir. Oysa Leasing’de kira ödeme dönemleri taraflarca belirlenirken, işletmenin nakit akımı göz önünde bulundurulur.



- Ticari bankalardan orta ve uzun vadeli kredi sağlamayan ve öz varlıklarını arttırmayan işletmeler, fon gereksinimlerinin yaklaşık olarak % 100’ünü kiralama yoluyla sağlayabilirler.
- İşletmenin ihtiyaç duyduğu varlıkları kiralama ile sağlanması, satın alma durumunda kullanılacak fonların, başka alanlarda kullanılabilmesi olanak vermektedir. Böylece, işletmenin likiditesi ve karlılığı artmaktadır. Ayrıca, işletme, yatırım Leasing ile finanse ettiğinde, borçlanma potansiyelim başka alanlarda kullanabilmektedir. Kiralama ile bilançodaki borç kalemlerinin daha fazla görünmemesi, işletmeye borç alma olanağı tanımaktadır. Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi, Leasing’in bilânçolara yansıtılması gerektiği görüşündedir.
- Leasing’de ödenen kira taksitleri, gider olarak gösterilmektedir. Satın alma alternatifinde, sabit varlıklar için ayrılan amortisman, kredide ise, faiz, gider olarak vergi matrahından düşmektedir. Eğer, kira bedelleri, amortisman ve faiz giderlerinden fazla ise, işletme, vergi yönünden avantaj sağlamaktadır. Öte yandan, işletmenin arsa satın alması durumunda, amortisman söz konusu olmaktadır. Oysa arsanın kiralanması durumunda, kira giderleri, vergi matrahından düşülebilmektedir.
- Finansal kiralama yoluyla yapılacak olan yatırımlar, teşvik tedbirlerinden yararlandırılmaktadır. Ayrıca, Leasing işlemleri, kredi işlemlerine göre, daha kolay ve daha kısa sürede tamamlanmaktadır.
- Kiralama, girişimcilere konumluk yer seçiminde daha fazla esneklik sağlamaktadır.
- Taraflar arasında özellikle faaliyet kiralaması türünde bir kira anlaşması yapılmışsa, kiralanan mal konusunda meydana gelen teknolojik yeniliklerin doğurduğu riskler, kiraya verende kalmaktadır. Çünkü kiracı, sözleşme süresince teknolojik yönden eskiyen malı değiştirebilmekte veya geri verebilmektedir.
- Teşvik belgesine sahip bir yatırım için gerekli öz kaynak miktarı, yatırımın bir kısmının finansal kiralama yoluyla gerçekleştirilmesi halinde azalmaktadır.
- İşletmeler, satış ve geri kiralama yoluyla kanuni amortisman süresi dolmuş sabit varlıklarını bir finans kurumuna satarak ve seri kiralayarak, amortisman ayıramadıkları varlıkların kira bedellerim vergi matrahından düşebilmektedir.
- İhracat yapan işletmelerin ihtiyaç duydukları modern makine ve teçhizatı daha kolay elde etmeleri mümkündür.

5.2. Leasingin Dezavantajları:
- Kiracının, kira süresi sonunda malın hurda değerinden yoksun kalması, önemli bir sakıncadır. Eser, hurda değer önemli tutarlara ulaşıyorsa sözleşmeye konacak bir maddeyle, kiracı, kira süresi sonunda malı belirli bir fiyattan satın alabilir.
- Bir malın satın alınması halinde, hızlandırılmış amortisman yöntemleri uygulanarak vergi tasarrufu sağlanabilir. Oysa leasing yoluyla finansmanda, kira ödemeleri gider olarak kabul edilmektedir.
- İşletmeler, leasing ile kullandıkları varlıkların mülkiyetine sahip olamadıklarından, varlıkları borçlarına karşılık ipotek ettirmemekte, bu nedenle, borçlanırken teminat sorunları olabilmektedir.
- Leasing, bütçe sınırlamalarım aşmaya ve az bir öz kaynakla yatırımı gerçekleştirmeye olanak verdiğinden, bu yola sık sık başvuran işletmeleri geri ödeme güçlüğü sorunları beklemektedir.
- Leasing’in ülkeden ülkeye değişen bazı sakıncaları olabilir. Enflasyonla birlikte, kur riskinin kiracı üzerinde kalması, önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, dövizle yurt dışından yapılan leasing’lerde uzun vadede kur riski önemli maliyet artışına ve belirsizliğe yol açar.
- Büyük işletmeler, Leasing’i alternatif finansman olanaklarıyla birlikte değerlendirip, maliyeti en düşük olanı seçmektedirler. Bu nedenle, leasing, genellikle KOBİ'’er gibi, kredi limitleri dolmuş işletmeler tarafından tercih edilmektedir. Bunun sonucu olarak riski artan kiralama şirketleri, maliyetlerini arttırmaktadır.



FACTORİNG

1. Factoring Tanımı: Factoring firmaların mal satışı veya hizmet arzından doğan vadeli yurt içi ve/veya yurt dışı alacaklarının factor adı verilen şirkete devredilmesi yoluyla finansman, garanti ve tahsilât hizmetlerinin sağlandığı finansal bir üründür.

Factor bir firmaya borç veren kişi veya komisyon alarak satış yapan kimse olarak açıklanabilir. Bu kelime günümüzde de benzer bir anlam taşımakta, modern factoring uygulamalarında factoring işlemini yapan firma anlamında kullanılmaktadır.

2. Factoring İşleyişi: Factoring işleminin gerçekleşebilmesi için alıcı, satıcı ve factor olmak üzere üç tarafın mevcut olması şarttır. Uluslararası factoring de ise buna ek olarak alıcının ülkesinde bulunan muhabir factor (ithalat factoru) gereklidir. Yapılan factoring işlemindeki tarafları kısaca şöyledir:

Satıcı: Mal veya hizmeti vadeli olarak satan ve bu satıştan doğan alacakları devreden kişi veya kuruluştur.

Alıcı: Söz edilen mal veya hizmeti açık hesap usulü vadeli olarak satın alan taraftır.

Factor: Alacakları devralarak satıcıya çeşitli hizmetler sunan aracı kurumudur.

Factor ilk işlem olarak alacaklarını devretmeyi düşünen işletmenin kredi değerliliğini belirlemektedir. Olumlu sonuç aldığı takdirde satıcı ile factor arasında factoring sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşme ile satıcının bütün veya bir kısım alacakları factor tarafından satın alınmış olur.

Factor aynı zamanda alıcının veya alıcılarında kredi değerliğini belirlemek zorundadır. Satıcı factoring sözleşmesinin imzalanmasından sonra, alacaklarını factore devretmek koşuluyla mal veya hizmet satışını gerçekleştirir. Factor sözleşmeden doğan söz konusu alacakları satın alma yükümlülüğünden dolayı devamlı bir kredi denetimi yapar. Alacak tutarı üzerinden hesaplanan belirli bir miktar factor tarafından satıcı kuruluşa avans şeklinde vadesinden önce ödenir. Alacakların vadesi geldiğinde alıcı (borçlu) factore ödeme yapar.

3. Factoring İşleminin Aşamaları:
- Vadeli mal almak isteyen alıcıların satıcıya başvurması,
- Satıcının factore başvurması,
- Factorun kredi değerlemesi sonucu satıcıya teklifi,
- Satıcının teklifi kabul etmesiyle factoring sözleşmesinin imzalanması,
- Satıcının aldığı siparişleri factore bildirerek onay istemesi,
- Onayla birlikte satıcının malları alıcıya (müşteri) göndermesi,
- Faturaların factore ödenmesini sağlayan alacak temlikinin yapılması,
- Factor ün alacakların vadesinden önce satıcıya ön ödeme yapması,
- Alıcının vade sonunda factore ödeme yapması ve factorün ön ödeme ve masrafları düştükten sonra kalan miktarı satıcıya ödemesi.

4. Factoring Türleri:

4.1. Yurtiçi Factoring: Factoring işleminin yurt içi olmasının özelliği tarafların (alıcı, satıcı ve factor) aynı ülkede bulunmasıdır. Yurt içi factoring Domastic factoringdir.

4.2. Uluslararası Factoring: Farklı ülkelerde olan alıcı ve satıcı gerçekleştirdiği factoring işlemidir. Uluslar arası factoring işleminde dört taraf bulunmaktadır. Alıcı, satıcı yurtiçi factor (ihracat factoru) ve alıcının ülkesinde bulunan muhabir factor (ithalat factoru). Uşuslararası factoring International factoringdir.

4.3. Açık (İhbarlı) Factoring: Satıcının faaliyetinden doğan anlaşma kapsamı içindeki alacaklar doğduğu andan itibaren factore devredilir ve bu işlem alıcıya bildirilir. Genellikle bu bildirim satıcının hazırladığı faturaya not düşülmesi şeklinde yapılır. Factor devraldığıalacakların riskini tamamen veya kısmen üstlenir. Tahsil etmeme durumunda factor belirli bir vadeye kadar alacakları satıcıya iade edebilir veya alacakların takibini üstlenebilir. Alacakların tahsil riski dışındaki factoring işleminin diğer işlevleri de (tahsilât, muhasebe, müşteri değerlemesi vb.) yapılan anlaşma ile factora devredilebilir.

4.4. Gizli (örtülü-sessiz-ihbarsız) Factoring: Factoring işlemleri tamamıyla satıcı adına yürütülür. Temel özelliği alıcının ve üçüncü kişilerin factoring işleminden haberli olmamasıdır. Alıcı, factor ile satıcı arasındaki factoring ilişkisinden haberdar olmadığı için ödemelerini direkt olarak satıcıya yapar ve yükümlülüğünden kurtulur. Satıcı ise ödemeleri anında factore iletir, bu durumda factor alacakların tahsil edilmeme riskini (teminat) işlevini üstlenmez. Bu tür factoring uygulamalarında satıcının factora ödemeleri zamanında veya hiç iletmemesi şeklindeki bir durumun ortaya çıkması halinde factora alıcıya ihbar yetkisi verilmiştir.

4.5. Gerçek (geleneksel, old-line, non-recourse) Factoring: Factorun kredi riskini üstlendiği factoring türüdür. Factor, satıcının alacaklarını tek bir kalem olarak devralır. Kredi riskini üstlenmesinden dolayı factor, satıcının satış yaptığı veya yapabileceği piyasalarda çok iyi bir araştırma yapmak zorundadır. Uluslar arası factoring işleminde factor, bu araştırma için alıcının bulunduğu ülkedeki factor şirketlerinden yararlanmaktadır.

4.6. Gerçek Olmayan (zahiri – recourse ) Factoring: Factorun kredi riskini üstlenmediği factoring türüdür. Satın alınan alacakların, alıcı tarafından vadesinde ödenmemesi durumunda factor alacakları satıcıya geri verme imkânına sahiptir. Ancak satıcının likidite yapısının bozulması engellemek amacıyla vade bitiminden itibaren 30 ile 90 gün arasında bir süre factor rücu hakkını saklı tutabilmektedir. Kredi riskinin olmaması factorun daha rahat davranmasına neden olur. Alacakların %100 bu tür factoring işleminde devredilebilir ve factor müşteri değerlemesi konusunda gerçek factoring işlemine oranla çok daha az çaba harcar. Factor satıcıya karşı ön ödeme ve hizmet işlevlerini kredi riskinden bağımsız olarak yerine getirir.

4.7. Vadeli (maturity) Factoring: Bu yöntemle factor, satıcıya ödemeleri vade sonunda yapar. Factoring işleminin ön ödeme işlevi söz konusu değildir. Ödeme yapılacak vade aylık kredili satışların ortalama vadesi bulunarak hesaplanır. Ancak farklı bir uygulama; her bir alıcıdan yapılan tahsilâttan sonra veya borçlunun acze düşmesi durumunda tahsilden önce ödeme yapma şeklinde görülmektedir. Ön ödeme dışındaki factoring işleminin diğer işlevleri tarafların anlaşmaları doğrultusunda bu türde de geçerlidir. Ayrıca açık veya gizli olarak gerçekleştirilebilir. Örtülü factoring işleminden bahsedilmesi kendisine yaptığı ödemelerin tamamını factore iletmek zorundadır.

4.8. İskontolu Factoring: Satıcının factore devrettiği alacakların vadesinden önce factorun ödeme yapması (ön ödeme) şeklindeki factoring türüdür. Satıcı factora alacaklarını iskonto ettirerek vadeden önce nakit imkânına kavuşur. Factor satıcıya alacakların % 80’ i kadar ön ödeme yapmakta, kalan % 20 yi masrafları ve komisyonu düştükten sonra vade sonunda ödemektedir. Bu tür factoring işleminde % 80 i ön ödemeden dolayı kur riski bu oranda factora ait olmaktadır. İskontolu factoring işleminde görüldüğü gibi temel işlev finansman ihtiyacını karşılamaktır. Bu nedenle factoringin idari hizmetlerine ve riske karşı koruma işlevine ihtiyacı olmayan fakat finansman sıkıntısını içinde olan işletmeler tarafından daha çok tercih edilmektedir.

5. Factoringin Avantajları ve Dezavantajları:
5.1. Factoringin Avantajları:
- Kredili satış yapan firmaları, satışa ilişkin bilgi toplama, kayıt tutma, ihbarda bulunma, izleme, tahsilât gibi bürokratik sayılabilecek işlemlerden kurtararak, kredi riskine karşı koruyarak, onları esas faaliyet konuları olan üretim ve satış üzerinde yoğunlaşabilmelerine olanak vermektedir.
- Bu yolla sağlanan finansman kaynağı esnektir. Firmanın faaliyet hacmi genişledikçe, firmaya adeta kendiliğinden oluşan bir finansman kaynağı sağlar. Satışların artmasıyla, factoring kurumundan sağlanacak kaynak tutarı da buna koşut olarak artmaktadır.
- Alacaklara bağlanan fonların vadesinden önce çözülmesi, fonların başka alanlarda özellikle hammadde alımında, üretimde kullanılmasına olanak vermektedir. Hammadde alımlarında peşin ödeme olanağı, nakit iskontosundan yararlanma sağladığı gibi, firmayı vade farkı ödemekten kurtarmakta, hammadde satıcıları arasında firmanın kredibilitesini yükseltmektedir.
- Factoring kurumu, kaynak sağlama dışında, kapsamlı hizmetler de sunmaktadır. Müşterilerin kredi değerliliğinin saptanması, alacak hakkını satan firmanın muhasebe kayıtlarının tutulması, tahsilât gibi... Böylece alacak hakkını satan firma, kredili satış yaptığı alıcıların kredi değerliliğini saptayacak ayrı bir kredi bölümü oluşturma hatta tahsilât servisi kurma ve bu amaçla personel çalıştırma yükünden kurtulmakta; alacakların yönetimi ve izlenmesine daha az kaynak ayırarak kaynaklarını esas faaliyet konusunu fonlamada kullanabilmektedir.
- Malın hatalı, bozuk, siparişe uygun olmaması gibi satıcının sorumluluğu olan durumlar dışında, factoring kurumu ödenmeme riskini de üstlenebildiğinden, satıcı firma, kredili satışlarda bu tür satışların riskini en düşük düzeye indirmektedir.
- Müşteriye gönderilecek faturaların bir kopyası, konşimento ve nakliye alıntısının bir kopyası, firmanın alacağı, factoring için bir güvence oluşturmaktadır. Factoringe kıyasla bir firmanın aynı koşullarla aynı kolaylıkla başka finans kurumlarından kaynak sağlaması zordur.
- Alacak hakkının satışının firmanın bilânçosu üzerine etkisi de diğer finansman yöntemlerinden farklıdır. Hangi türde olursa olsun firma, factoring işleminde finansman kurumuna karşı borçlu olarak gözükmemektedir. Bu görüntü, firmanın kredi değerliliği üzerinde olumlu etki yaparak, kredi sağlama olanaklarını genişletebilmektedir.
- Factoring yöntemi ile firmalar nakit akış planlarını daha gerçekçi bir şekilde hazırlayabilmekte, mevsimlik olarak artan satışların getirdiği finansman gereksinimini daha kolay karşılayabilmektedirler.
- Factoring, firmaların alacaklarını tahsil edememe riskiyle karşılaşmasına engel olur. Günümüzde alışverişlerin temel unsuru olan kredili satış işlemlerinde en önemli nokta kredi açılacak alıcı ya da ithalatçıların isabetli olarak saptanmasıdır. Özellikle küçük firmalara açılan kredilerin izlenmesi, vadelerinde tahsili, satıcılar ve ihracatçılar için son derece önem arz etmektedir. İşte factor firma, kredili satış bedellerinin tahsil edilmemesi halinde doğacak tüm zararı üstlenmektedir.
- Factoring satıcı ve ihracatçıların alacak kalemlerini azaltarak şirket bilânçosunun sunumunu güçlendirir.

5.2. Factoringin Dezavantajları:
- Alacak hakkının satın alınmasında finansman kurumu, kredilendirmenin yanı sıra ilgili firmanın sürekli satış yaptığı müşterilerinin kredi değerliliğini saptama ve risk üstlenme hizmetlerini de yerine getirdiğinden, bu şekilde sağlanan fonların maliyeti, senet iskontosu ve senet karşılığı avans işlemlerine kıyasla daha yüksek olmaktadır. Her bir müşteriye yapılan satışların tutarı küçük ve fatura sayısı çok kabarık ise, maliyet daha da artmaktadır.
- Alacak hakkının satışı, bazı firmalar tarafından, bir tehlike göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Bu firmalara göre, alacak hakkını satan bir firma, gerçekte likit bir varlık olan alacaklarını elden çıkarmaktadır. Bu işlem, finansman açısından bir zor durum göstergesi olabilir. Bu nedenle bazı satıcı firmalar, alacak hakkının satışı yolu ile finansman sağlayan firmalara kredili mal satışından kaçınmaktadırlar.
- Uluslararası factoringde, uygun muhabir factor seçilmeyişi ya da bulunamayışı, factoringin bir diğer dezavantajıdır. Eğer muhabir factor, kredi limitlerinin belirlenmesinde, alacaklarının tahsilât ve takibinde, alacak hakkının korunması için yapılması gereken girişimlerde gecikiyorsa, bu tür gecikmeler önemli sorunlar doğurmakta, riski artırmaktadır.


FORFAITING

1. Forfaiting Tanımı: Mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına göre tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kurumu tarafından satın alınmasıdır. Alacağın satıcısına forfaitist, devralan kuruluşa forfaiter denir.

Senetli ve senetsiz her çeşit alacak, forfaiting konusu olabilir. Ancak uygulamada poliçe ve bono gibi senetlerle temsil edilen alacaklar üzerinden forfaiting yapılmaktadır. İthalatçı, güvenilir bir borçlu değilse, forfaiter, kendisine devredilecek olan alacağın aval veya benzeri şeklinde kabul edilebileceği bir banka teminatına bağlanmasını isteyebilir. Böylece, forfaiterin alacağı tahsil edememe riski azalmaktadır.

2. Forfaiting Süreci: Forfaiting, ihracatçıların ithalatçılara kredi olarak sattıkları mal bedelleri ile ilgili alacaklarını, kendilerine rücu hakkı olmaksızın üçüncü şahıslara satmalarıdır. Bu nedenle, forfaiting, rücu hakkı olmaksızın, alacağın satın alınması yoluyla, sabit faizli ve genellikle orta vadeli bir ihracat finansman yöntemidir.

Forfaiting’e konu olan alacaklar, genellikle poliçe veya bono şeklinde senede bağlanmış alacaklardır. Çünkü senetsiz alacaklar veya defterlerde kayıtlı alacaklar veya vadeli akreditiften doğan alacakların satın alınması hukuki sorunlar doğurabilmektedir. Forfaiting işlemlerinde yer alan taraflar şunlardır:
- İhracatçı işletme (forfaitist)
- İthalatçı işletme
- Forfaiter
- Garantör banka

Forfaiting sürecinin birinci aşamasında, ihracatçı kredili satıştan önce forfaiter’a başvurmaktadır. İkinci aşamada, forfaiter ihracatçıdan değerlendirme yapabilmek için, bazı belge ve bilgiler ister. Söz konusu bilgi ve belgeler, talep edilen kredinin tutarı, vadesi, döviz cinsi, ithalatçının adı, adresi, bulunduğu ülke, alacakların şekli, teminat türü, teminat verecek bankanın adı, bulunduğu ülke, senetlerin tutarları, vadeleri, ödenecekleri yer, ihraç edilen malın cins ve miktarı, sevk evraklarının teslim tarihi ve gerekli görünen belgelerdir. Bu bilgi ve belgelerin elde edilmesinden sonra, forfaiter ile ihracatçı arasında sözleşme imzalanır. Bu sözleşmede, forfaiting konusu kredinin limiti, vadesi, iskonto oranı ve taahhüt komisyon oranı gösterilir. Forfaiter, elde ettiği bilgilere dayanarak, ihracatçıya bir taahhüt mektubu gönderir. Mektupta ihracatçı ile anlaşmaya varılan ve sözleşmede yer almayan bütün hususlar belirtilir. Böylece, forfaiting işleminin tüm şartları taahhüt mektubunda gösterilmiş olur. Son aşamada, ihracatçı, ithalatçıya krediyle mal satmakta ve ondan poliçe veya bono almaktadır. Finansman gereksimi olan ihracatçı, bono veya poliçeyi bankaya götürerek, belli bir değer üzerinden iskonto ettirebilir.

3. Forfaiting Sözleşmesi: Forfaiting işlemindeki aşamaların biri de taraflar arasında yapılan sözleşmedir. Forfaiter, sözleşme aşamasında ihracatçılardan aşağıda belirtilen belge ve bilgileri istemektedir.
- İhracatla ilgili döviz cinsi, tutarı ve kredi vadesi,
- İhracatçı ülke,
- İthalatçı ve bulunduğu ülke,
- Aval veya garanti verecek bankanın adı ve adresi,
- Satın alınacak olan alacağın şekli (bono, poliçe,vb.)
- Teminatın türü (aval veya garanti),
- Ödeme planı (senetlerin miktarı ve ödeme tarihleri),
- İhraç olunan malların cins ve miktarları,
- Sevk belgelerinin teslim tarihi,
- Transfer ve ithalatla ilgili gerekli müsaadeler,
- Bono ve poliçelerin ödeneceği yer.

4. Forfaiting Avantajları ve Dezavantajları:

4.1. Forfaiting Avantajları:
Forfaiting işleminde finansmanın ihracatçı açısından avantajları:
- Forfaiting ile kredili mal satışından doğan alacağın tahsil edilememe riski ortadan kalkmaktadır. Çünkü söz konusu risk forfaiter tarafından üstlenilmektedir.
- Forfaiting işlemi, ihracatçıya sabit faizli bir finansman sağlamaktadır. Böylece, ihracatçı, döviz kuru, transfer ve faiz oranı risklerinden korunmaktadır. Forfaiter kuruluşları ihracatçıya sözleşme uyarınca ihraç edilen malın teslim tarihinden önce sabit bir iskonto oranı garanti etmektedir. Böylece, ihracatçı iskonto maliyetini, ihraç kontratının hazırlandığı sırada hesaplayabilmekte ve maliyet içerisine dâhil edebilmektedir.
- İhracatçı alacağı nakde çevirebildiğinden, likiditesi artmakta, banka ve diğer kaynaklara olan borçları azalmaktadır. Bu nedenle, satıcının kredi değerliliği ve kredi alabilme kapasitesi artmaktadır.
- İhracatçının ithalatçı hakkında bilgi toplamak ve ülke riskini değerlendirmek gibi sorunları ortadan kalkmaktadır.
- Forfaiting veya kredi işlemi, çok süratli bir şekilde gerçekleşmektedir. Garantörün forfaiter tarafından kabul edilmesi durumunda işlem birkaç saatte sonuçlandırılmaktadır. Başka bir deyişle, diğer kredilerde olduğu gibi, uzun incelemeler gerektiren, kapsamlı kredi sözleşmelerine gereksinim duymamaktadır.
- Forfaiting finansmanı, diğer finansman türlerinin aksine, gizlilik içerisinde yürütülmektedir.
- İhracatçı, kredili satıştan önce, bankanın alacak hakkını satın alma taahhüdünü ve bu taahhüdün kendisine olacak maliyetini bildiği için, ithalatçıya kredi maliyeti içeren CIF fiyatlar verilmektedir.

Forfaiting’in ithalatçı açısından dezavantajları:
- İşlemlerin basit olması ve hızlı gerçekleştirilmesi ithalatçı açısından önemli bir üstünlük sağlamaktadır.
- Forfaiting finansmanı, sabit faizli bir finansmandır.
- Ödemeler hemen yapılmadığından ithalatçının kredi kullanma kapasitesi saklı kalmaktadır.
- İthalatçı bankalardaki nakit kredilerini kullanmak zorunda kalmaz.
- Borçlanma kapasitesini ve çeşidini arttırma imkânına sahip olur.
- Vadeli alacaklar nakde dönüşerek bilânçonun likiditesi artar.

4.2. Forfaiting Dezavantajları:
Forfaiting finansmanının ihracatçı açısından avantajları:
- Garantörün güvenirliliğinin ihracatçı tarafından forfaiter’a anlatılması gerekmektedir. Bu süreç zaman alabilir.
- İthalatçı ülkenin bono, poliçe, garanti ve aval konusunda mevzuatı, ihracatçı tarafından bilinmelidir. Bu konudaki bilgi yetersizliği riskleri arttırır.
- Forfaiting yoluyla finansmanda söz konusu olacak riskler, forfaiter tarafından üstlenildiğinden bu tür finansmanın işletmeye maliyeti diğer finansman alternatiflerinden daha yüksektir.

Forfaiting’in ithalatçı açısından dezavantajları:
- Aval ve garantiler, ithalatçının finansman maliyetini arttırmaktadır.
- Verilen bono ve poliçeler, anlaşmazlık halinde ithalatçı açısından olumsuzluk yaratabilir. Çünkü söz konusu belgeler, ithalatçıya mutlak bir borç yükleyen somut dokümanlardır. Satın alınan mallarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda ödemeler yapılmaktadır. Başka bir deyişle böyle bir anlaşmazlık durumunda, ithalatçının ihracatçıdan zararını tazmin ettirecek şekilde ödemeleri yasal olarak durdurması mümkün değildir.
- Forfaiter’in isteyeceği yüksek komisyon, ihracatçı kadar ithalatçının da aleyhinedir.


FRANCHİSİNG

1. Franchisingin Tanımı: Franchising, belirli bir ürün ya da hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre, çeşitli sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli işbirliği olarak tanımlanmaktadır.

Franchising anlaşması genellikle ticari unvan veya markanın kullanımı ile başlamakta ve daha sonra da mal veya hizmetin üretim satışı ile ilgili her türlü bilgi, destek ve teknik yardımı kapsamaktadır. Franchising, bir malın üretimine ilişkin tüm işletmecilik bilgilerinin, teknolojisinin ve markasının da verilmesini içeren, birbirinin kopyaları sayılabilecek işletmelerin kurulmasını ortaya çıkaran geniş kapsamlı anlaşmalardır.

Franchisingin Avantajları:
- Franchising veren işletmeler, tek başına yapılacak yatırımlardan kurtularak borçlanma ya da ek mali külfetler olmaksızın yeni şubeler açabilmekte ve daha geniş bir dağıtım ağı oluşturabilmektedir.
- Franchising alan işletme, sadece sermayesini ortaya koyarak, hazır bir marka ve hazır bir sistemi satın alarak işinin sahibi olmakta, güçlü bir isme sığınarak kolayca piyasaya girmekte ve daha önce denenmiş ve başarılı olmuş pazarlama tekniklerini kullanarak satış yapma ve kâr elde etme olanağı bulmaktadır.
- Franchising alan işletmeler, franchising veren işletmelerin bölgesel, yurt içi ve uluslararası reklâmlarından araştırma geliştirme faaliyetlerinin sonuçlarından, ayrı bir harcama yapmaksızın yararlanır.
- Franchising alan işletmeler, franchising veren işletmelerden aldığı isim hakkını yine onun izniyle yurt içinde diğer işletmelere satarak belli bir finansman sağlayabilir.

Franchisingin Sakıncaları:
- Üretim ve satışı yapılan ürün veya hizmetin dünya pazarlarında yaygın olması, franchising veren işletmelerin ciro üzerinden talep ettiği ödemeleri ve sağladığı mal, hizmet ve diğer imkânların fiyatlarını yükseltebilmektedir.
- Franchising alan işletmeler, sistem sayesinde güçlendikten sonra, franchising veren işletmelerin ticari politikalarına aykırı davranabilir, hatta faaliyetlerinin denetlenmesini engelleme yoluna gidebilir.