
|
Ana
Sayfa
|
|
|
EKONOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
A
Açık Piyasa İşlemi: Merkez Bankası’nın para değerinde kararlılık sağlamak amacı ile giriştiği piyasa işlemleridir. Piyasaya hazine bonosu yada tahvil satarak para hacmini daraltabilir veya alım yaparak genişletebilir.
Arbitraj: Kısa dönemli fonların yatırıldığı alandan alınıp başka bir alana kaydırılmasıdır.
Atıl Para:
Para piyasasının dışına çıkarak kullanılmayan paradır.
B
Borsa: Sermaye Borsaları, menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı kurumsal piyasalardır. Bir piyasadır, çünkü menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Kurumsaldır, çünkü kendine özgü kuralları ve standartları vardır. Borsalar, sadece hisse senetleri için değil, başka tür emtiaların (ticari malların) ve enstrümanların da ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Örneğin bono ve tahviller genellikle menkul kıymetler borsalarının içerisinde ticareti yapılageldiği halde, döviz ticareti için döviz borsaları veya mal ticareti için emtia borsaları vardır. Borsaya Kote Olmak: Borsanın izniyle halka arz edilecek hisse senetlerinin, borsaya kaydedilmesidir. Kote ettirilmemiş senetlerin ticareti olanaklı değildir. Kote olmuş senet, ilgili borsada tanındığını ve alım/satımının yapılmasına izin verildiği anlamına gelir. Hisse senetlerinin ticaretinin yapıldığı bir piyasa olan her borsanın kendine özgü kuralları vardır. Büyüme: Ülke ekonomisinde işgücünün çoğalması, üretim araçları ve GSMH’nin artması vb. genel verilerin yükselmesidir. Büyüme’de ekonominin fiziksel olarak gövdesel genişliğe uğramasıdır.
C
Cari Kur: Gerçek kur. Döviz piyasasında günlük olarak döviz alım, satım işlemleriyle oluşur. Cari Varlıklar: Satılabilir pay senedi ve tahviller, alacaklar, stoklar, kasa ve öteki döner varlıklardın oluşan bütün. Çapraz Kur: Bir ulusal paranın dışında iki yabancı paranın birbiri karşısındaki değiştirilme oranıdır
D
Destek seviyesi: Fiyatların düşerken yoğun alımlar ile karşılaştığı ve daha aşağıya düşmekte zorlandığı seviyedir.
Devalüasyon:
Sabit kur sistemlerinde ödemeler bilançosu açık veren ülkenin hükümetçe
alınan bir kararla, ulusal paranın dış satın alma gücünün düşürülmesidir. Bu
yolla ithal malları pahalılaşırken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmiş
olur. İhracatta artış sağlanmasına karşın aynı yabancı para karşılığında
daha çok ürünün değiştirilmesi ulusal ekonomi için sömürülmesini
anlamındadır.
Dış Borçlanma: Ülkenin kaynaklarına ek bir kaynak sağlamak, döviz olarak yeni ödeme
gücü elde etmek gibi amaçlarla ülke dışındaki yabancı hükümet ya da finans
kuruluşlarından karşılıklı ya da karşılıksız geri ödemeli kaynak
bulunmasıdır. Türkiye’de dış borç kavramı içinde kamu sektörünün yanısıra,
özel kesimin dış borçları da birlikte anılır. Dış Denge: Bir ekonominin dışalım ve dışsatım sonucunda ödemeler bilançosunun açık verip vermemesidir. Dış denge, milli gelir, döviz kuru ve döviz sınırları değişkenlerine bağlıdır.
Direnç noktası: Borsada, belli bir süreç içinde sürekli bir fiyat artışının yoğun satışlar sonucu durdurulduğu fiyat seviyesini ifade eder.
Döviz:
Ulusal para dışındaki tüm yabancı paralar ve bu para cinsinden değer taşıyan
menkul değerlere verilen isimdir.
Döviz Borsası:
Döviz arz edenlerle döviz talep edenlerin karşılaştıkları, ulusal paraların
birbirlerine çevrildikleri standartlaştırılmış piyasalar.
Döviz Kuru:
Yabancı paraların ulusal para cinsinden fiyatıdır.
Döviz Tevdiat Hesabı:
Yurtiçi ve yurtdışında yerlesik kişilerin, ticari bankalarda açmış oldukları
yabancı para cinsinden mevduata verilen isimdir. Dünya Bankası: Bretton-Woods Sistemi’nin ortaya çıkardığı Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’dır. Azgelişmiş ülkelerin kalkınması amacıyla borç para vermek ve sermaye yatırımlarını kolaylaştırmak için kurulmuştur.
E
Eşel Mobil: Ücretli ve maaşlıları, hayat pahalılığı karşısında korumak amacıyla fiyat artışlarıyla doğru orantılı olarak artmasının sağlanmasıdır
F
Faiz:
Ödünç alınan belirli bir fonun kullanma bedelidir.
Faiz Ödemeleri: Bu veriler Hazine, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, döviz pozisyonu tutan
bankalar ve yurtdışından kredi alan diğer kuruluşlara ait borçların faiz
ödemelerini kapsar. Bütçede eksi kalemdir.
Fonlama:
Özkaynaklarını kullanarak kaynak sağlama yöntemidir. Senet ihraç
edilmesidir. Şirketler, borç alarak ya da özkaynaklarını kullanarak kaynak
sağlarlar.
Forfaiting:
Latincede alacak hakkının kayıtsız ve şartsız olarak teslim edilmesi
anlamındadır. Vadeli mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme
planına bağlı olarak tahsil edilecek olan alacakların daha önce bu hakkı
elinde bulunduranlara rücu edilmeksizin (kayıtsız şartsız ve vazgeçilmez
olarak), bir banka veya bu alanda uzmanlaşmış bir finans kuruluşu (forfaiter)
tarafından satın alınarak iskonto edilmesidir. Uygulamada forfaiting işlemi
yatırım mallarını kapsamaktadır. 1950’li yıllarda ABD ve Avrupalı ülkelerin
SSCB ile dış ticaretlerinde doğdu. Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde
yaygınlaştı.
G
H
Hazine:
Devletin tasarruflarını ve mali
işlemlerini idare eden kurumdur.
Hazine Açığı:
Hazine, devletin harcama ve gelirlerinin gerçekleştiği soyut bir kasa olan
kurumdur. Belli bir dönemde Hazine’nin kamusal giderlerinin finansmanı için
yapılan ödemeler, toplanan kamu gelirlerini aşması durumunda Hazine açığı
ortaya çıkar.
Hazine Bonosu:
Hazine tarafindan vadesi 1 yıldan kısa süreli olarak çıkarılan ve iskontolu
olarak işlem gören borçlanma senetleridir.
Hiper Enflasyon: Dörtnala enflasyon olarak adlandırılır. Paranın değerinin yitirdiği en
şiddetli enflasyon biçimidir. İktisat tarihinde çoğunlukla savaş ya da
sonrasında ortaya çıkmış ve yeni bir para biriminin kurulmasını zorunlu hale
getirmiştir.
Hisse senedi:
Anonim ortaklıklar tarafından çıkarılan ve anonim ortaklığın sermayesine
belirli bir katılma payını temsil eden kıymetli evraktır.
Hissedar:
Bir anonim şirketin hisse senedine sahip olan şahıstır.
I
IMF (Uluslararası Para Fonu):
Uluslararası ticaretin gelişmesi, tam istihdam, gelişim hızının artırılması,
sabit kur sisteminin gerçekleşmesi, kurlarda kararlılığın sağlanması, tek
yönlü devalüasyonu önlemek ve ödemeler dengesi sorunlarını çözmek, kredi
sağlamak gibi çok amaçlı kurulmuş bir örgüttür.
İç Borçlar:
Hükümetin ülke sınırları içinde kişi ve kurumlara ulusal para cinsinden
borçlanmasıdır. Bu borçlanmanın iktisadi niteliği, satın alma gücünün özel
ve kamusal kesimler arasında el değiştirmesidir. İç borçlanmada ülkenin
kullanabileceği kaynaklara bir ek söz konusu değildir. Devlet, en yaygın
yöntemle halka ve kurumlara sattığı kağıda +bağlı bono, tahvil ve kağıda
bağlı olmayan yöntemlerle borçlanabilir. İç Borçlanma; kısa-uzun vadeli,
teminatlı-teminatsız ve zorunlu-gönüllü olarak üç gruba ayrılabilir.
İşlem hacmi:
Her hisse senedi için gerçeklesen işlemlerdeki hisse senedi sayısı ile işlem
fiyatının çarpılmasıyla elde edilen değerlerin toplamıdır. Tüm hisse
senetlerinin işlem hacimleri toplamı, piyasanın toplam hacmini oluşturur.
İşlem miktarı:
Bir seansda ya da belli bir dönemde alınıp satılan menkul kıymet adedidir.
K
Kamu Giderleri:
Geniş anlamda, devlet ve diğer kamu kuruluşlarının bütçe ödemeleri ile Kamu
İktisadi Teşebbüsler (KİT), sosyal sigorta ödemeleri, vergi muaflık ve
istisnaları ve özel kişilere yapılan teşvikleri de içerir. Dar anlamda da
kamu hizmetlerinin bedeli olarak, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinin
(belediye, il özel idaresi gibi) yaptıkları ödemelerdir.
Kambiyo:
Para ya da para yerine geçen belgelerin değiştirilmelerine özgü olan
işlemlerdir. Para alım ve satımı ile ilgili işlemleri kapsar.
Kapitalizasyon:
Herhangi bir işletmenin birikmis yedek akçe ve karının sermaye artırımında
kullanılmasına denir.
Kar:
Toplam hasılattan toplam maliyetin düsmesi ile elde edilen değerdir
Kar Transferi:
Türkiye’de yatırım yapmış olan
yabancıların söz konusu yatırımlardan elde ettikleri gelirlerin
yurtdışındaki şirketlerine aktarmasıdır.
Kara para:
Yasal işlerden elde edilmemiş veya vergisi ödenmemiş paraya denir.
Kayıt Dışı Ekonomi:
Devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen/geçirilemeyen ve bu sebeple
denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Enformel ekonomi, illegal
ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır. Genel
olarak kayıt dışı ekonominin, mal ve hizmet üretimine konu olmasına karşılık
ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemeyen ve
GSMH hesaplamalarına yansımayan alanları kapsadığı kabul edilmektedir.
Konsolidasyon:
Uluslararası borç işlemlerinde bankaların ya da direkt olarak borçlu olan
ülkenin, vadesi gelen bir borcun daha uzun süreli bir vadeye uzatılması
işlemidir.
Konvertibilite:
Ulusal paranın, dış ticaret gereksinimlerinin karşılanmasında, resmi bir
rakamın ya da yasanın iznine gerek kalmaksızın bir başka bir ulusal paraya
dönüştürülmesi ve uluslararası mübadele aracı olarak kullanılabilmesidir.
Kredi:
Belirli miktardaki satın alma gücünün, belirli bir süre için ve geri
verilmek üzere bir bedel (genellikle faiz) karşılığı gerçek ya da
tüzelkişilere verilmesidir. Kredi çeşitleri: güvencesine göre teminatlı ve
teminatsız; kullanıcısına göre; özel ve kamu, süresine göre; kısa ve uzun,
veriliş yerine göre üretim ve tüketim; kullanım alanına göre ticari, tarım,
sanayi, yapı ve orman gibi ayrılır.
Kurucu Hisse Senedi:
Kurucu hisse senetleri, şirket kurucularına ya da şirket açısından önem arz
eden şahıslara genellikle bedelsiz olarak verilen, oy hakkından yoksun ve
sadece temettü hakkı olan bir “adi senet”.
Kurumsal Yatırımcı:
Bireysel yatırımlardan farklı olarak yatırım fonları, yatırım ortaklıkları,
sigorta şirketleri, sosyal güvenlik kuruluşları, özel emeklilik fonları,
vakıflar, sendikalar ve benzeri kurumlarca yapılan yatırımlardır.
L
Laissez Faire Laissez Passer:
“Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” olarak çevrilen liberal görüşün
şiarı.
Leasing (Finansal Kiralama):
firmaların ticari ve sınai faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için
gereksinim duydukları duran varlıkları satın almak yerine belirli kira
ödentisi karşılığında kullanım olanağı tanıyan ve banka kredilerine
alternatif olarak doğan orta dönemli finansman yöntemidir. Bu yöntem,
1930’lu yıllarda Dünya Ekonomik Krizi’ndeki finansman zorluğu ve 2. Dünya
Savaşı sonrasında teknolojik gelişmelerin yenileşme ve modernleşme
harcamalarına çözüm olarak geliştirildi. Türkiye’de de 1985’ten başlayarak
daha çok KOBİ’ler tarafından kullanılmaktadır.
Lot:
Borsada 1.000 adet hisse senedi bir araya gelerek de birer lotu oluşturur.
Böylece 1 lot senet miktarı, şirketin 1.000.000 liralık sermayesini temsil
etmektedir ve İMKB’de işlemlere konu birimi teşkil etmektedir. Lotun
altındaki küsuratlı miktardaki senet miktarları normal seans esnasında
alım-satıma konu olabilmekle beraber fiyat kotasyonları verilememektedir.
M
Mali Politika:
Kamunun; vergi, masraf ve borç idaresiyle piyasadaki para miktarını kontrol
etmesine yönelik politikaların bütünüdür. Ekonomistlere göre, para
politikasından daha etkilidir.
Mali Tablolar:
Türk Vergi Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu’nca bazı
şirketler için zorunlu olarak tutulan, şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu
hazırlamak ve yayınlamak (halka açık şirketler, aracı kurumlar vb.) zorunda
oldukları ve ilgili şirketin performansını gösteren, standartlaştırılmış
muhasebe kayıtlarıdır. Başlıcaları bilanço, gelir-gider tablosu, satılan
malın maliyeti, kâr dağıtım, fon ve nakit akım tablolarıdır.
Menkul kıymet:
Ortaklık veya alacaklılık sağlayan belli bir meblağı temsil eden, yatırım
aracı olarak kullanılan dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde
çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları kurulca belirlenen kıymetli
evraktır.
Menkul kıymet ihracı:
Sermaye piyasası araçlarının ihraçcılar tarafından çıkarılıp halka arz
edilerek veya halka arz edilmeksızın satışıdır.
Menkul kıymet iradı:
Menkul ve gayri menkullerden elde edilen faiz, kira, rant gibi hasılatı
ifade etmektedir.
Merkez Bankası:
Banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasını yürütmede yardımcı
olan, veznedarlık görevini üstlenmis, devletin iktisadi ve mali
danışmanlığını yapan bir kurumdur.
Mevduat:
Belirli dönem için geri ödemek koşuluyla belirli bir bedel karşılığında
mevduat sahibi kişilerce bankalara tevdi edilen paradır. Müşteri bazında saklama: 1995 yılından itibaren borsa yatırımcılarının borsa üyeleri nezdindeki saklama hesaplarının Takasbank nezdinde eşlenerek müsterinin kod ve şifresini kullanarak Takasbank nezdindeki bakiyesini takip edebilmesini sağlayan hizmettir.
N
Net İç Varlıklar:
Merkez Bankası’nın net iç varlıkları
(NİV), para tabanından ay sonu cari kurlar ile hesaplanan Net Dış Varlıklar
kalemi çıkartılarak hesaplanır. Para tabanı, Merkez Bankası emisyonu artı
bankacılık sektörünün Merkez Bankası nezdindeki TL mevduatları olarak
tanımlanır. Merkez Bankası’nın net dış varlıkları ise, Banka’nın net
uluslararası rezervlerinin, orta vadeli döviz kredilerinin (net) ve diğer
net dış varlıkların toplamı olarak tanımlanır. Nominal Değer (Par Value): Menkul değerlerin üzerinde yazılı olan değerdir. Bir hisse senedi başına sermayeden düşen payı belirtir. İMKB, borsaya kote olmuş tüm senetlerin nominal değerlerini 1.000 lira olarak kabul etmiştir. Fakat, kote olmayan şirketlerin genelinde de nominal değer 1.000 lira olarak kullanılmasına karşın 500 lira veya 5.000 lira gibi nominal değerler de kullanılmaktadır
O
P
Para:
Mal ve hizmetlerin değişim aracı. Ekonomide madeni, banknot para
birimlerinin yanı sıra vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da para
unsurları içinde sayılır. Değişim aracı, değer ölçütü ve saklama işlevi
vardır. Vadeli mevduat, devlet tahvili gibi değişim araçları da para benzeri
olarak değerlendirilir.
Para Arzı:
Para stoku anlamında da kullanılır.
Belirli bir anda ekonomide dolanımda bulunan ve para olarak kullanılan
araçların toplamıdır.
Para Piyasası:
Kısa vadeli fon (kredi) arz ve talebinin karşılaştığı, genellikle merkez
bankaları tarafından yönlendirilen piyasalardır.
Para Politikası:
Bir ülke ekonomisindeki para arz hacmini değiştirmeye yönelik politikalar
bütünüdür. Uygulama yöntemleri arasında Merkez Bankası’nın senetleri nakite
çevirdiği açık piyasa müdahalesi, banka işlemleri ve kredi tavanının
değiştirilmesi sayılabilir. Para politikaları deprasyonda yetersiz kalır. Portföy: Bir yatırımcının sahip olduğu menkul kıymetlerin tümüne verilen addır.
R
Repo: Bir
menkul kıymetin işlem başlangıç valöründe satılıp bitiş valöründe geri
alınmasını ifade eder. Repo yapan taraf parayı kullanan taraftır. Açılımı
“geri alım vaadiyle satış”tır.
Revelüasyon:
Bir ülke parasının diğer ülkelerinin paraları karşısında değer kazanması
sürecidir.
Rezerv para:
Uluslararası mali kuruluşlar ile hükümetlerin ellerinde bulundurdukları
altın ve dövize verilen addır. Risk: İstenmeyen sonuçlarla karşılaşma olasılığıdır.
S
Satın Alma Gücü Paritesi (SGP)
: Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi
farklılaşmasını ortadan kaldıran para birimi dönüştürme oranıdır. Eldeki
toplu bir para parite oranı ile farklı bir para birimine dönüştürüldüğünde,
tüm ülkelerde aynı sepetteki mal ve hizmetler satın alınabilir. SGP ülkeler
arasındaki fiyat farklılıklarını yok ederek, ulusal para birimlerini
birbirlerini dönüştüren orandır.
Serbest dalgalanma (Free float):
Serbest dalgalanan kur sisteminde
ülke parasının değeri piyasa tarafından belirlenmektedir. Döviz piyasasına
yapılan müdahaleler, kurların istenilen düzeyde oluşmasını sağlamak yerine,
bu piyasadaki gereksiz dalgalanmaları önlemek ve değişimleri daha ılımlı
hale getirmek için yapılmaktadır. Bu sistemde para politikası, daha etkin
hale gelmekte ve ülkenin tutması gereken uluslararası rezerv miktarı
azalmaktadır. Serbest dalgalanan döviz kuru sisteminden kaynaklanan
olumsuzluk ise, dış ekonomik ilişkilerde belirsizlikleri ve riskleri
artırması nedeniyle kaynak dağılımını olumsuz etkilemesidir.
Serbest Döviz:
Konvertibl ulusal para. Yurtiçinde başka ulusal paralara tahvili serbest
olup, yurtdışına transferlerine çeşitli sınırlar konmuş olabilir.
Sermaye Piyasası:
Genellikle uzun vadeli fon ihtiyaçlarının karşılandığı ve Hazine tarafından
kontrol edilen piyasadır. Spekülasyon: Bireyin gelecekle ilgili beklentileri doğrultusunda fiyat ya da döviz kurundaki değişmelerden bir gelir elde etmek amacıyla yapılan işlemdir.
T
Takasbank:
Borsada kote olan senetlerin işlemlerin düzgün olarak işlenmesi ve düzenli
olarak tutulması amacıyla borsada saklanmasıdır. İMKB’de işlem gören
senetlerin muhafazası ile görevli olan İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.,
kote olan senetlerin büyük bir kısmını muhafaza ettiği için ayrıca fiziki
bir dolaşıma engel olmakta ve şirketleri senet basma külfetinden
kurtarmaktadır.
Tasarruf:
Gelirden tüketimin çıkartılması ile elde edilir.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu:
Tasarruf mevduatı sahiplerini belirli
bir tutara kadar ilgili bankanın ödeme yetersizliği riskine karşın sigorta
etmektir.
Tavan fiyat:
Hisse senetlerinin bir seans
içerisinde görebileceği en yüksek fiyattır.
TEFE:
Toptan Eşya Fiyat Endeksi. Enflasyon rakamı olarak alınır.
Tekel:
Tek bir satıcı ve karşılığında çok miktarda alıcı olan piyasadır.
Teknik analiz:
Hisse senedi veya borsa endeksi fiyatının ya da işlem miktarında meydana
gelen değişmelerin genellikle grafiklerle açıklanması ve geleceğe yönelik
trend belirleme aracıdır.
Temel analiz:
Hisse senetlerinin gerçeğe en yakğn fiyatlarını bulmaya yönelik bir
yöntemdir.
Temerrüt:
Taahhütlerinin gerektirdiği ödeme
veya menkul kıymet teslimatlarını belirlenen süreler içinde
gerçekleştirmeyen borsa üyesi, herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın
temerrüde düşmüş sayılır.
Temettü:
(Kar payı) Ortakların dönem içinde elde ettikleri kardan mevcut ortakların
pay alma hakkıdır.
Temettü getirisi:
Hisse senedinin yıllık getirisidir.
Teminat mektupları:
Alıcı ile satıcı arasındaki güvenin sağlanması için bir banka aracılığına
ihtiyaç duyulur. Bankalar borçluya kefil olarak bu güveni sağlar.
Ters repo:
Bir menkul kıymetin başlangıc tarihinde alınıp bitiş tarihinde geri
satılması işlemidir. Ters repo yapan parayı kullandıran taraftır.
Tezgah Üstü Piyasa
(Over The Counter-OTC): Değerli
evrakların ticaretinin yapıldığı standardize edilmemiş piyasalardır. TÜFE: Tüketici Fiyat Endeksi
V
Valör: Kredi ya da mevduat için bankaca faizin işletilmeye başlandığı tarihe denir.
Y
Yatırım danışmanlığı:
Müşterilere sermaye piyasası araçları ile
bunları ihraç eden ortaklık ve kuruluşlar, yönlendirici nitelikte yazılı
veya sözlü yorum ve yatırım tavsiyelerinde bulunulması faaliyetidir.
Yatırım fonları:
Halktan katılma belgeleri karşılığı toplanan paralarla belge sahipleri
hesabına, oluşturulan portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığıdır. Yatırım ortaklıkları: Sermaye piyasası araçları ile altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek üzere anonim ortaklık şeklinde ve kayıtlı sermaye esasına göre kurulan sermaye piyasası kurumlarıdır.
|